Kurtuluş ve Kuruluş

Önce Sultan Abdülaziz, sonrasında II. Abdülhamid'in faşizan saltanat döneminde (istibdat devri), Meclis-i Mebusan'ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878'den, II. Meşrutiyet'in ilanına (23 Temmuz 1908) kadar; 30 yıl 5 ay 9 gün özgürlüklerinden yoksun yaşadı Türk insanı.

Medya özgürlüğünün tamamen kısıtlanmış olduğu, sadece kendilerine yakın olan bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere imkanlar sunulan dönemde, mizah ve karikatür dergileri bile yasaklandı.

Hükümet yetkileri 'tek adam' tarafından kullanıldı, toplanma özgürlüğü kaldırıldı, devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hafiye ekipleri ile devlet memurları arasında tam bir korku havası estirildi. Türklerin dernek ya da kulüp kurması, bunlara üye olması ve futbol oynaması da yasaklandı. Nihayet, 23 Temmuz 1908'de ilan edilen İkinci Meşrutiyet'le pek çok kez tekrarlandığı gibi, bir faşizan saltanat daha tarihe karıştı, istibdat devri kapandı.

Toplanmaları, dernek ya da kulüp kurmaları, futbol oynamaları yasak olan Kadıköy'ün gençleri hem bu duruma üzülüyor hem de baskı rejimine karşı kin biriktiriyordu. Onlar çaresizken, kendi ülkelerindeki yandaşlar ve yabancılar istedikleri gibi yaşıyorlardı. 1894 yılında İzmir’de kurulan 'Football Club Smyrne', Türkiye'de kurulan ilk futbol kulübü olarak tarihe geçerken, 1897'de 'Kadıköy Football Association'ın kurulması Kadıköylü gençleri boşuna heveslendirdi. İki-üç kişinin biraraya gelmesini bile engelleyen rejim nedeniyle bir kulüp, daha doğrusu bir futbol takımı oluşturma niyetleri hep kursaklarında kaldı.

Kadıköylü gençler, iki yıllık bir sürüncemenin ardından taşan sabırlar sonucunda, kendilerini gizleyebileceklerini düşündükleri yabancı bir isim altında, 'Black Stockings F.C'yi (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) kurdular. Futbol topuna ayak sürmeleri bile zor olan gençlerin, bir futbol maçı yapabilmeleri için ne yazık ki, iki yıl daha beklemeleri gerekti!

Nihayet, 8 Kasım 1901 Pazar günü öğleden sonra, Papazın Çayırı'nda (Silahtar Ağa, Papazın Bağı, Papaz Bahçesi, Union Clup Sahası, İttihatspor Sahası, Fenerbahçe Stadı) Kırmızı-Beyaz üst, beyaz şort ve siyah çorapları ile sahadaydı Kadıköy'ün Türk gençleri. Karşılarında ise, yıllardır futbol oynayan kişilerden kurulu, 'Greek Clup of Moda' takımı vardı.

İlk ve son maçlarında Siyah Çoraplılar'ın tek golünü atan Fuat Hüsnü Kayacan o maçı anlatıyor,
"bizde mümâreselerde azıcık muvaffakiyet gösteren birkaç zevattan başka oyuna vâkıf olan eşhâs (şahıslar) mefkûd (kayıp) idi. black stocking oyuncularının kırmızı beyaz fanilaları, yeknesak siyah çorapları nazara pek hoş görünüyor, müsabaka başlamadan evvel sanki çoktan beri futbol ile me’lûf etmiş (alışmış) gibi oyuncuların hemen mevkilerini alması ümit ve cesaret uyandırıyordu. hakemin çaldığı düdükle oyuna başlanınca bir hercümerc (karışıklık) baş gösterdi. herkes topun câzibesine tutulmuş gibi küme hâlinde topun peşinden koşmaya rastgele çarpışmaya başladı. zaman oldu ki hırs ve arzuyu galibiyet ile kulak, hakemin işaretini duymaz oldu. vakt-i zaman geldi, black stocking oyuncuları mütemadi ve bîlüzum (lüzumsuz) koşmaktan bîtâb ve tüvân’sız’ (tâkatsiz) yerlere serildi. hasmın bize nazaran azıcık futbolun gavâmızına (sırlarına) vukufu bir dereceye kadar müthed (hiddetli) harekâtı neticesinde bire karşı beş gol ile black stocking ilk ve son müsabakasında mağlubiyetin acısını tattı."

Fuat Hüsnü Kayacan'ın özetlediği gibi, ilk ve son maçında 5-1 yenildi Black Stockings ve ardından hafiye baskınları ile dağıtıldı. Bir kısmı İstanbul'u ve hâttâ ülkeyi bile terketmek zorunda kaldı.

-Kadıköy’de Kuruluşu Bekleyiş;
Güneş, 1900’lerle henüz tanışmış. İstanbul’un her semti aynı sıcaklıkta aynı cömertlikte aydınlanırken, Kadıköy yakasında gökyüzü hep puslu, sanki her dem kapalı gibi.
Kuşdili Çayırı mahzun, Papazın Çayırı solgun gibi.
Fenerbahçesi’nde bahçeler çiçeksiz, köşklerinde kanaryalar suskun, güllerle bülbülleri küs gibi...
Zira, içleri spor aşkı ile yanan Türk gençlerinin Kadıköy’de kulüp kurma istekleri 'saray'ca iki kez engellenmiş, levanten ve gayrimüslim vatandaşlarımızın aynı isteklerine aynı saraydan izin çıkarken, Kadıköylü gençlerimiz sarayın rejimine karşı iki kez yenilmiş gibi.
İşte bu nedenledir ki, gayri tüm Kadıköy halkı suskun, biraz da yaralı, Kalamış’ta esen rüzgar bir mahzun, Fenerbahçesi’nde çakan "Beyaz Fener" bir mahzun gibi.
İşte bu nedenledir ki; galip, sanki bu yolda mağlup gibi.
(Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu)-

Sonunda, saltanatın artık dağılmaya başlaması, II. Abdülhamid'in topu, toplanmayı düşünecek durumunun kalmaması nedeniyle artık Türk gençleri de Kadıköy'de futbol oynayabilir hale geldiler.

Tarih sayfası, '5 Mayıs 1907 Pazar' gününü gösterdiğinde ise, Necip Okaner’in Moda Beşbıyık Sokak 3 numaralı konağının giriş katında, Ayetullah Bey, Necip Okaner, Asaf Beşpınar, Enver Yetiker ve ilk başkan Nurizade Ziya Songülen tarafından Fenerbahçe Spor Kulübü kuruldu.

Ancak, 1897'den beri her türlü engeli, zorluğu aşarak 5 Mayıs 1907'de kurulan Fenerbahçe Spor Kulübü, 3 Mayıs 1918'deki ziyaretinde "Fenerbahçe'ye ebedi başarılar" dileyen ATA'sını her şeyin önüne çıkardı.

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kulübü ziyaret ettiği gün, kuruluş günü olarak kabul edildi.

 

Moda Beşbıyık Sokak No: 3 (işaretli kat)